OFİSTE ORGAZM

Yıllarca evli kalıp, çoluk çocuğa karışıp, hiç orgazm olmamış kadınlar vardır. Orgazm, heyecandır, uyumdur, değerli hissetmektir. Teoride hayatlarında bir eksik olmamasına rağmen mutsuzlardır, dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür, mutlu bir aile tablosu, aile davetlerinde çekilmiş hoş fotoğraflar… Mutsuzluklarının sebebini bile bilemeden ve seksi can sıkıcı bir görev sanarak yaşar giderler.

Orgazm olamadan ölen kadınların eşleri de, kadınların seks sevmediğini zannederek yaşar gider. Sevdiremediklerini kabul edecek kadar cesur değillerdir, hata mutlaka kendilerinde değil, hep başı ağrıyan kadındadır. Zaten çok iyi bildikleri (!) bir konuda, öğrenilecek daha ne olabilir? Çözüm ya yoktur ya da dışarıdadır.

Ofiste hiç başarı hazzı tatmamış profesyonellerin de, hazzı tattıramayan yöneticileri vardır. Yıllardır yöneticilik yaptıkları için eğitim falan sevmezler, bilmediklerini kabul edemezler, çalışanlarını eleştirir durur, işlerinden zevk almalarını daha da çok engellerler. Çözüm ya yoktur ya da dışarıdadır.

Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür. Unvan, maaş, çalışılan şirketin adı, birlikte geçirilen zaman, şirket etkinliklerinde gülümsenen fotoğraflar, her şey iyidir. Mutsuzluklarının sebebini bilemeden, her sabah derin bir iç sızısıyla işe gelir, çalışmayı can sıkıcı bir görev sanarak yaşar giderler.

İnsan Kaynakları kitlesel iletişimden vazgeçtiğinde, yöneticiler her şeyi bilmediklerini kabul ettiğinde, her bedenin farklı motivasyon merkezleri keşfedildiğinde, ofiste orgazmlar başlayacak ve aşk çocukları gibi ışıltılı başarılar doğacaktır.



Makale: Figen ZEKİER


Eylül 2011