ÜÇÜ BİR YERDE

ÜÇÜ BİR YERDE

İkna… Bu kelime son yıllarda belki de en popüler olan kişisel gelişim kelimelerinden biri konumuna geldi. Halk arasında zaten hak ettiği yeri alan bu kelime, profesyonel yaşamda neden bu kadar önem kazandı? Otokritik yaşam biçimleri kendini yavaş yavaş sorgulayan ve ikna edilmeyi bekleyen insanların oluşturduğu hayatlara dönüştü.

Artık yetişen Y kuşağının da katkısıyla her şeyi sorgusuz sualsiz kabul dönemi sona eriyor. Yapılan açıklamalar süzgeçlerden geçiriliyor ve ona göre davranışlar belirliyor. Ben böyle istedim oldu diyen yönetim tarzları çöp kutularına atıldı bile.

Gündelik hayatımız olsun iş hayatımız olsun karşımızdakini ikna etmemiz hayati önem taşıyor. Bunun içinde kullandığımız yan unsurlar var. Yine son yılların popüler sözcüklerinden empati imdadımıza yetişiyor. Kelime anlamına bakıldığında kişinin kendisini başka birisinin yerine koyması, ilk anda çok basit bir tanımlama gibi gelse de icrası bakımından muazzam zor bir durum.

Kişi yaşamadığı bir durum için kendisini nasıl olur da birisinin yerine koyabilir bu ruhsal olarak mümkün müdür? Yaşanmamış bir duyguyu ifade edebilmek, bu inanılmaz zor bir durum. Bununla ilgili gelen itirazlara karşı şöyle bir savım var. Elimizde empati için çok kuvvetli bir silahımız olduğunu düşünüyorum… Adı mı? Hayal gücümüz!
Einstein’ın çok sevdiğim bir sözü hep düşündürür beni. Der ki; Hayal gücü güç verir, hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin ön izlemesi gibidir. Hayal gücü bazen bilgiden daha önemlidir. Belki çok mütevazı bir açıklama ancak içinde gerçekleri de barındırmıyor değil. İçine girmemizin belki de imkansız olduğu durumlarda empati kurmak için hayal gücü simidine sarılmak akıllıca olur. Empati gücü yüksek olan insanların otomatik olarak iletişim güçlerinin de yüksek olduğu bir gerçek ve gündelik hayatında karşısındakine duvar örerek yaşayan insanlar da bir o kadar iletişimsizliğe davetiye çıkarıyor.

Evet, iletişim gücünden empatiye ve empatiden de ikna başarısına doğru gidilen bir yoldur gidilmesi gereken. Karşısındakini dinlerken onu anlamaktan çok söylediklerine cevap vermek için hazır vaziyette dinleyenler dönemi kapanıyor. Üçü bir yerde ama yapılması gereken bir şey daha var, bu üçlüyü kahve kaşığıyla iyice bir karıştırmak!

ZAFER UĞUR