ETKİLİ SUNUM ETKİN İLETİŞİM

Etkili Sunum Etkin İletişim

Kadim zamanlardan bugüne kadar gelip de hala daha etkisini yitirmeyen, sunum yeteneği ve etkili iletişim becerileri kazanmak için yapılmış en bilindik hikayelerden biri de Romalı devlet adamı Çiçero’nun hikayesidir. Çiçero, kekemeliğini yenmek için ağzına çakıl taşları koyup denize karşı yüksek sesle konuşurmuş. Bu hikayenin yüzyılları aşıp hala daha neden anlatıldığını düşünmüşümdür hep. Elbette de tarihsel, folklorik , siyasi vs çok sebebi vardır ama tüm bu sebeplerin en üstünde duran tek gerçek , liderlik yapmak ya da kitleleri peşinden sürüklemek isteyenlerin mutlaka hitabet yeteneğine haiz olmaları ve sahip oldukları karizmayı kendilerini dinleyenlere , takip edenlere sunarken etkili iletişim becerilerine sahip olmaları gerekliliğidir. Her lider politikacı , tarihsel figür hatta eskinin muzaffer komutanları hitap ettikleri kitleye ilk dokunuşlarını yaparken once hitabet güçlerini kullanmışlardır sonra da kitleleri peşlerinden bir amaç uğrunda sürüklerken etkin iletişim becerilerine başvurmuşlardır.

Geçmişi bir kenara bırakıp da bugüne bakarsak , kurum ve kuralları ile yerleşik düzende yaşayan insanların ekonomik etkinliklerini gerçekleştirdikleri piyasa diye tabir edilen alanın en önemli aktörleri de şirketler. Şirketlerin en alt kademe çalışanlarındandan en tepe yöneticilerine kadar herkes bir diğeriyle ilişki içerisinde. Temelde insani genelde de kurumsal olarak kendini gösteren bu ilişki biçimleri etkili iletişim becerileri kullanılarak çok daha manalı , sağlıklı hale gelebilir.

Kurum içi ilişkiler şirket kültürünü belirlemekte ve oluşan bu şirket kültürü kendini çalışanlar üzerinden tanımlamakta. Mutlu çalışanlar kendilerini genelde “ adanmış “ olarak tanımlar. Sağlıklı yürümeyen şirket içi ilişkilerin oluşturduğu şirket kültürü ise ne kurumu kalıcı hale getirir ne de çalışanlara “ adanmışlık “ duygusunu verir.
Kurum dışı her nevi sosyal ve kültürel ilişkiler de “imaj “ olarak karşımıza çıkmakta. Şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluklarından tutun da , sanatsal aktivitelere ya da konserlere sponsor olmaları imajlarını belirlemekte.

Son tahlilde “imaj” ve “ kültür” kavramlarının pozitif manada devamlılığı şirketlerin kar, performans, varlıklarını sürdürmelerinde en belirleyici özellikler olmaktadır.

Selim Kazancıoğlu