KENDİ KUŞAĞINI KENDİN SEÇ !

Kendi Kuşağını Kendin Seç


İş dünyası ne kadar kaçmaya çalışsa da, insan faktörünün ağlarından bir türlü kaçamayan balık durumunda. Birçok teknik yenilik birçok ilerleme kaydedilirken insanın önemi günden günde artmaya devam ediyor. Son yıllarda çalışan memnuniyeti konusunun maliyet unsuru olmaktan çıkıp gereklilik haline dönüşmesiyle iş dünyası daha farklı bir durumla karşı karşıya kaldı.

Yaş aralığına göre X ve Y kuşağı ayrımları ve bunların klişe açıklamaları bugünün insanını anlamakta yeterli olmuyor. Artık yeni bir kuşaktan söz ediliyor, çoğumuzun işte tam beni anlatıyor diyeceği bir kuşaktan... Generation Flux denilen bu kuşağın tanımlaması ve özellikleri insan kaynakları çalışanlarını büyük bir yükten kurtaracak.

Kuşak tanımlamalarını iyi anlayabilmek için değişen ekonomik sistemlere ve bunların uygulamalarına bakmak lazım. Toplumdaki hiçbir sosyal oluşum, ekonomik sistemden ayrı değerlendirilmemeli. Çağımız insanını tanımlamada kullanılan bu Kaos Kuşağı hayatımızda yaşadığımız belirsizlik korkusunun ifadesi haline geldi.

Hayatta kalmanın belirtisi online olmak, güncelin içinde olmak… Bir eğitmen, bir politikacı ya da bir şirket için en önemli şey varlığını duyurmak. Çünkü günümüzde hiçbir şeyin ömrü uzun değil, her şey çok kolay tüketilirken aynı zamanda her şey çok kolay unutuluyor. Beş yıl sonra durumunun ne olacağını bilen yok. Bu şirketler içinde geçerli bir belirsizlik. Bu belirsizlik içerisinde, Kaos kuşağının oluşmaması imkansız.

İktisat Bilimine girişte ihtiyaçların sınırsız olduğu söylenir, bu cümle artık sadece bir cümle değil. Ne kazanırsanız kazanın sınırsız ihtiyaçların getirdiği tasarruf yapma zorluğu hayatı bir serüven haline getiriyor. Bunu yaşayan birey iş hayatında sürekli sıfırdan başlayıp daldan dala koşuyor. Birçok konu ile ilgileniyor. Artık çok fazla iş değişikliği barındıran CV’lere İnsan Kaynakları yöneticileri şaşırmamaya başladı. Çünkü ekonomik düzenin ve Generation Flux kuşağının getirdiği durum tamamen budur.

‘’Artık güçlü olan değil uyum sağlayan kazanıyor’’. Standardizasyon yerine, sabah erken kalkanın bir adım önde yürümesi, bunun çaresizlik olgusuyla birleşmesi hepimizi bu kuşağın üyeleri yapmaya devam ediyor. Farkında mısınız, artık tuzu kuru ifadesi bile eskisi kadar kullanılamıyor, çünkü o kuru tuzlar her an ıslanabilir. Fakat yine de seçim bizim. Kendi kuşağımızı kendimiz yapılandırabiliriz!

Yazan: Zafer UĞUR